https://uleder.com/index.php/uleder/issue/feed Ulusal Eğitim Dergisi 2026-02-28T13:52:30+03:00 Baş Editör ulusalegitimdergisi@gmail.com Open Journal Systems <p><strong> ISSN : 2791-7037</strong></p> <p>Ulusal Eğitim Dergisi (ULEDER) <strong>aylık </strong>çevrimiçi yayın (elektronik basım) yapan, kabul edilen makaleleri DOI numarası alarak <strong>erken görünümde</strong> ilgili sayıya atayan, açık erişimli ulusal bir dergidir. Dergide çift kör hakemlik sistemi uygulanır. Türkiye'de eğitimin iyileştirilmesine odaklanır. Eğitimin tüm alanları kapsar. Eğitim alanın tüm boyutlarını ve alt boyutlarını konu edinen çalışmaları kabul eder. Tüm yayınlarının telif hakkı ULEDER'e aittir.</p> <p>Dergimize makale başvurusunda bulunmayı düşünüyorsanız <a href="https://uleder.com/index.php/uleder/about">Dergi Hakkında </a>bağlantısı aracılığıyla dergi yayın politikası ve <a href="https://uleder.com/index.php/uleder/about/submissions#authorGuidelines">Yazar Rehberi</a>'ne ulaşabilirsiniz. <a href="https://uleder.com/index.php/uleder/acikerisim">Açık Erişim Politikasını </a>inceleyeniz. Yazarlar dergiye gönderi yapmadan önce tüm açıklamaları dikkatlice okumalı ve gereğini yapmalıdır. Gönderi işlemi <a href="https://uleder.com/index.php/uleder/login">Üye Giriş</a> bağlantısı aracılığıyla yapılır.</p> <p>Makale şablonumuz yenilenmiştir. Buradan <a href="https://uleder.com/makalesablonu.docx" target="_blank" rel="noopener">şablonu</a> indirebilirsiniz.</p> https://uleder.com/index.php/uleder/article/view/594 Sosyal medyanın kullanımının üniversite öğrencilerinin duygusal ve sosyal yaşamındaki rolü 2026-02-16T11:46:28+03:00 Gönül Şener gonulsener@munzur.edu.tr <p>Öğrenciler için sosyal medya, günümüz iletişim kültürünün merkezinde yer alan dinamik bir etkileşim alanıdır. Bu alan bireysel farklılıklar, kullanım amacı ve süresi gibi değişkenlere bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanım durumlarının incelenmesidir. Araştırma nicel araştırma paradigması ile tasarlanmış olup, tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini bir devlet üniversitesinde öğrenim gören 406 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklem seçimi küme örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, öğrencilerin genel olarak sosyal medya kullanım düzeylerinin “kısmen katılmıyorum” düzeyinde yoğunlaştığını göstermektedir. Bölüm değişkenine ilişkin sonuçlar, üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanımının öğrenim gördükleri akademik disipline göre farklılaştığını ortaya koymaktadır. Özellikle Çocuk Gelişimi ile Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin sosyal medya kullanım düzeylerinin diğer bölümlere kıyasla daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bunun yanı sıra, günlük sosyal medya kullanım süresi arttıkça öğrencilerin sosyal rutinlerle bütünleşme düzeylerinde de belirgin bir artış olduğu görülmüştür. Günlük kullanım süresine ilişkin analizler ise sosyal medya kullanım düzeylerinin kullanım süresine bağlı olarak farklılaştığını göstermektedir. Bu sonuçlara göre, sosyal medya kullanım düzeyi yüksek olan bölümlerde farkındalık çalışmalarının yürütülmesi; günlük kullanım süresi yüksek olan öğrenciler için ise dijital denge ve zaman yönetimi eğitimlerinin planlanması önerilmektedir.</p> 2026-02-28T00:00:00+03:00 Telif Hakkı (c) 2026 Ulusal Eğitim Dergisi https://uleder.com/index.php/uleder/article/view/593 Okul öncesi öğretmenlerinin aile katılımına yönelik görüşleri 2026-02-11T19:32:04+03:00 Emine Nur Akdağ eminenurakdag101@gmail.com Serap Erdoğan serape@anadolu.edu.tr Arzu Arıkan arzuarikan@anadolu.edu.tr <p>Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin aile katılımına yönelik görüşlerini betimlemektir. Araştırma kapsamında okul öncesi öğretmenlerinin aile katılımı kapsamındaki görüşleri, aile katılımı kapsamında neler yaptıkları, ailelerle ilişkilerinin nasıl olduğu, öğretmenlere göre aile katılımını etkileyen faktörlerin neler olduğuna ilişkin sorulara yanıt aranmıştır. Bu çalışma temel nitel araştırma modelinde tasarlanmıştır. Araştırmaya 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki bir ilde çalışan 20 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme ve doküman analizi kullanılmıştır. Veriler betimsel analiz yapılarak kodlanmıştır. Görüşme sorularına dayalı olarak aile katılımı konusunda görüşler, aile katılımı kapsamındaki uygulamalar, ailelerle ilişkiler ve aile katılımını etkileyen faktörler alt temaları oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda; aile katılımı en temel şekilde aile ve öğretmenin iş birliği yaptığı bir süreç olarak tanımlanmıştır. Ayrıca ailelerin katılmaması ve ilgisizliği, fiziki şartların yetersizliği ve ailelerin aile katılım çalışmalarına değer vermemesinin aile katılımını zorlaştıran durumlar olduğu ortaya konulmuştur. Okul yönetiminin destek olması, ailelerle iletişim, ailelerin okula ulaşımının ve fiziksel şartların uygun olmasının aile katılımını kolaylaştıran durumlar olduğuna ulaşılmıştır. Aile katılımının sağlanmasında, okul öncesi eğitimin ve öğretmenlerin ihtiyaçlarının giderilmesi gereklidir.</p> <p> </p> <p>Anahtar Kelimeler: aile katılımı, okul öncesi eğitim, öğretmen görüşleri</p> 2026-02-28T00:00:00+03:00 Telif Hakkı (c) 2026 Ulusal Eğitim Dergisi https://uleder.com/index.php/uleder/article/view/592 Özel yetenekli çocuklar: Erken tanı, gelişimsel özellikler ve eğitsel destek üzerine bir derleme 2026-01-28T14:55:12+03:00 Selçuk Türkmenoğlu selcukturk80@gmail.com Çağla Türkmenoğlu cagla_ertem@hotmail.com <p>Bu çalışma, özel yetenekli çocuklara ilişkin ulusal ve uluslararası alanyazını nitel derleme yaklaşımıyla ele alarak özel yetenekliliğin kuramsal temellerini, gelişimsel özelliklerini, tanılama süreçlerini ve eğitsel destek yaklaşımlarını bütüncül bir çerçevede incelemeyi amaçlamaktadır. Derleme kapsamında özel yeteneklilik kavramının tarihsel gelişimi ve güncel kuramsal modeller (Renzulli’nin Üç Halka Kuramı, Gagné’nin Farklılaştırılmış</p> <p>Özel yetenekli çocuklar, bilişsel, akademik, sanatsal veya liderlik alanlarında akranlarına kıyasla belirgin biçimde ileri düzeyde performans sergileyen bireylerdir. Bu çocukların potansiyellerinin tam olarak ortaya çıkarılabilmesi, erken tanı süreçlerinin etkin biçimde yürütülmesi ve bireysel farklılıklara duyarlı eğitim yaklaşımlarının benimsenmesiyle mümkündür. Ancak özel yetenekli çocuklar yalnızca yüksek akademik başarılarıyla değil, aynı zamanda duygusal ve sosyal gelişim özellikleriyle de dikkat çekmektedir. Bu çalışma, özel yetenekli çocuklara ilişkin ulusal ve uluslararası literatürü inceleyen nitel bir derleme niteliğindedir. Çalışmada özel yetenekliliğin kuramsal temelleri, gelişimsel özellikleri, tanılama süreçleri ve eğitimde uygulanan etkili destek yaklaşımları bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmıştır. İncelenen çalışmalar, standart eğitim programlarının özel yetenekli çocukların öğrenme hızına ve derinlik ihtiyacına çoğu zaman yeterince yanıt veremediğini, bu durumun akademik sıkılma ve motivasyon kaybına yol açabildiğini göstermektedir. Bulgular, özel yetenekli çocukların yalnızca yüksek akademik performans gösteren bireyler olarak değil, bilişsel, duygusal ve sosyal açıdan özel eğitim gereksinimleri olan bir grup olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu derleme, özel yetenekliliğe yönelik farkındalığın artırılmasına ve daha etkili, bütüncül eğitim yaklaşımlarının geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.</p> <p>ve Üstün Performans Modeli ve gelişimsel yaklaşımlar) değerlendirilmiş; özel yetenekli çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal özellikleri ile bu özelliklerin eğitim ortamlarına yansımaları tartışılmıştır. İncelenen çalışmalar, özel yetenekliliğin yalnızca yüksek akademik performansla açıklanamayacağını; yaratıcılık, motivasyon, çevresel etmenler ve psikososyal özelliklerle birlikte ele alınması gerektiğini göstermektedir. Bulgular, standart öğretim programlarının özel yetenekli çocukların öğrenme hızına ve bilişsel derinlik gereksinimine çoğu zaman yeterince yanıt veremediğini; farklılaştırılmış öğretim, zenginleştirilmiş programlar ve proje temelli öğrenme yaklaşımlarının daha etkili sonuçlar ortaya koyduğunu ortaya koymaktadır. Türkiye bağlamında ise destek hizmetlerinin önemli ölçüde BİLSEM aracılığıyla yürütüldüğü, ancak örgün eğitimle bütünleşme ve süreklilik açısından geliştirilmesi gereken yönlerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak bu derleme, özel yetenekli çocukların eğitiminde esnek, bireyselleştirilmiş ve gelişimsel ihtiyaçlara duyarlı uygulamaların benimsenmesi gerektiğini vurgulamakta; okul-aile-rehberlik iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik öneriler sunmaktadır.</p> 2026-02-28T00:00:00+03:00 Telif Hakkı (c) 2026 Ulusal Eğitim Dergisi